sitem

sonra bir kez daha yutkunursun. her yutkunuş biraz daha soldurur, bir tel daha beyazlarsın. dışardan o umarsız çocuğa bürünürsün. düşersin yola, camdaki yansımadan izlersin hayatı.


3. şahsa dair

“Gözlerin gözlerime değince
Felaketim olurdu, ağlardım”

üstat yalın kelimelerle anlatmış insanın kendisine olan ihanetini… o ihanet ki elde edişle edemeyiş arasında çırpınırken ruhu, bir yokluk uğrunadır. ne vardır yürek çarpıntısı ne yok…


girdap.

bir yudum umut, bir avuç gözyaşı..


caruso’ya dair…

günlerden bir gün boğaziçi;
gözleri neşeyle parlayan kız, teni soluk dalgın bakışlı çocuğa, işaret ederek onu gösteriyor. bir karabatak.. dalıyor nerden çıkacağı belirsiz..
karabatak dalar.. çocuk dalar..
susar kız.


caruso

burada denizin parladığı
ve rüzgarın kuvvetlice estiği yerde
sorrento körfezi önündeki eski terasın üzerinde
bir adam, ağladığı için bir kız kucaklıyor
ve sonra sesini temizleyip şarkısına devam ediyor

seni çok seviyorum çok, çok fazla biliyorsun
artık bir zincir ki
damarların içindeki kanı eritiyor; biliyorsun…