3. şahsa dair

“Gözlerin gözlerime değince
Felaketim olurdu, ağlardım
Beni sevmiyordun, bilirdim
Bir sevdiğin vardı, duyardım
Çöp gibi bir oğlan, ipince
Hayırsızın biriydi fikrimce
Ne vakit karşımda görsem
Öldüreceğimden korkardım
Felaketim olurdu, ağlardım
Ne vakit Maçka’dan geçsem
Limanda hep gemiler olurdu
Ağaçlar kuş gibi gülerdi
Sessizce bir cigara yakardın
Parmaklarımın ucunu yakardın
Kirpiklerini eğerdin, bakardın
Üşürdüm, içim ürperirdi
Felaketim olurdu, ağlardım
Akşamlar bir roman gibi biterdi
Jezabel kan içinde yatardı
Limandan bir gemi giderdi
Sen kalkıp ona giderdin
Benzin mum gibi giderdin
Sabaha kadar kalırdın
Hayırsızın biriydi fikrimce
Güldü mü cenazeye benzerdi
Hele seni kollarına aldı mı
Felaketim olurdu, ağlardım”
ATTİLA İLHAN

üstat yalın kelimelerle anlatmış insanın kendisine olan ihanetini… o ihanet ki elde edişle edemeyiş arasında çırpınırken ruhu, bir yokluk uğrunadır. ne vardır yürek çarpıntısı ne yok… içe dönüş başlar, her tekerrür daha acıtır… içe dönüş süregelir, her tekerrür kanatır… artık son demlerinde; elinde güncesi, yüreğinde sevdası, aklında o tek bir tebessümün flu karesi…

mutluluğun resmi, abidin, mutluluğun resmi…

o mutluluk, çoğu elde etmek azminde değil, aza kanaat getirip şükretmektedir.


~whitestar98

Yorumlar »

Henüz bir yorum yok.

Yorum Ekle



Güvenlik kodunu giriniz.


RSS feed for comments on this post. The Trackback URl