daire.
kimsenin kalbine tutunamıyoruz…hep yere düşüyoruz kırılıyoruz..
sonra parçalarımız rüzgarla buluşuyor ve yeni gelenin gözlerine kaçıyor…o da tutunamıyor.düşüyor…
yukardan bakınca ..rengarenk cam kırıklarıyla dolu olmalı yer..ışık binbir çeşit yansıyor olmalı bu kırıklardan…yıldızlar bile kıskanıyor olmalı.biz cam kırıklarını.
hem ölüm;yaşamın sevincidir.


cam kırıkları yol açtıkları can kırıklarından dolayı hep mahzun. derinden derine bir matemle çekilirler buzdan kabuklarına. dışları ışıl ışılken, içleri kapkaranlıktır.
unutmamalı; ışığı bütün çizgileriyle göz alıcı yapan karanlıktır…
Comment by khaos — November 26, 2007 @ 4:30 pm
ben yine …
yağacaksın diye
avuç içimi , silinmeye hazır camların önünde tetikte tutayım Yağmurun Kızı
Comment by martı — November 26, 2007 @ 9:30 pm
Hep karanlık hep karanlık
Yeter artık yeter
Bir avuç kar beyazı
Bir adım yol bana
Bir nefes ver bir fısılda
Dağlar duvar olsa önüme
Yollar kör düğüm düğümlense
Dönmem gözümü dağlasalar
İpe götürseler
Bir kuş uçur yeter
Dağlar duvar olsa önüme
Yollar kör düğüm düğümlense
Dönmem gözümü dağlasalar
İpe götürseler
Sen bir çağır yeter
Bir küçük pencere
Bir aydınlık bana
Comment by snowdrop — November 28, 2007 @ 11:18 pm