…duvar

bir kitabın ölümünü haber verdiği artık olmayan ve olmadığı için arkadaşı olan ve rüyasında kıpkızıl bir ateşle avuçlarına yapışan bir kelebek yüzünden kalbini kurumuş bir güneşin öptüğü roze yaklaştı.

cam kürelere doldurulmuş dilekleri öyle narin ..titreyerek kalbine iliştirilmiş..

bazi avuçların kınası gecedir…lanetlendiği için anneleri ağlar oysa en ince dilekleri saklarken bir te k onlar bilgedir…

bunca zaman başında beklediği hayat..
içine giremediği soğukluğu kurşunlaşmış su..
gözlerini dallarına astığı..ve ertesi günlere bıraktığı hayatına karşılık istemek için yaklaştı.

roze.

hayat kürelerini kırdı dalgasıyla…
bedenine gözlerine saclarına kadife bir gecenin ateş gülleri gibi saplandılar..

gülümsedi roze…her bir düşün ölümünü etinde kanında kalbinde yeniden hissedince tanıdığı bir şarkının çocukluğu kokan sesini duymuş gibi olmuştu..

avucunu açtı…buraya yazmıştı sırrını..kelebek yarası diye de fısıldadı.
hiç bir dileğin kuyruğuna takılmamıştı ..kanatları demirdi.. ve katildi.. ve asla roze masum değildi.

hayat…şaşkın…bu mu istediğin dedi..

roze emin evet.

beyaz bir duvara bakmak…ölene dek…çürümeyen yıkılmayan boyası çıkmayan beyaz bir duvara bakmak..ölene dek.



bubble-gum-heart

2 Yorum »

  1. hayallerin anlam kazandığı ruh, hiç gerçekleşmeyecek gibi dursalar bile. kimsenin erişemeyeceği bir masumiyet, masum olmadığını düşündüğü halde. dilekler, sıradışı ve huzur dolu, akıl sır erdirilemese de. ve roze, imrenilesi duyarlılığın ruhu, eksik yanlarımızın tamamlayıcısı, kendini hep eksik hissetse bile…

    Comment by khaos — November 20, 2007 @ 4:03 pm

  2. Yazilarinizi okudum.Paylastiginiz bilgiler icin cok tesekkur ederim.Yazilarinizin devamini bekliyorum.Iyi calismalar.

    Comment by Seda — July 15, 2008 @ 5:12 pm

Yorum Ekle



Güvenlik kodunu giriniz.


RSS feed for comments on this post. The Trackback URl