düş kırıkları

rızk ile başı dönenlerden yüz çevirdi
ve gözünü rüyaya açtı çocuk
süreyyâya kanat çırptı.
ölü canlar semâya durdu,
düğüne döndü cenâzeler

bir düştü, çocuk, usul usul düştü.
bin dilek tutuldu.
bin dilekte bin ben vardı
kalbini burktu çocuk, yüz çevirdi
kızıla çaldı süreyyâ

bir düştü, çocuk
bin düştü kırılan…


kan değirmeni

Belini büken güneşin rengine çalar yanakların
Geceden uzun, ateşten sıcak,
Ciğerimdeki nefesten ömürlük
Düşünmeden olmaz…
Küllükte cigaramın dumanı gibi süzülür odada yokluğun
Sevmeden olmaz…
İlk haziranda ıhlamur gibi kokuların
Bir mevsim serin, kutupta yürür yalın ayak düşlerim
Her mevsim sıcak, ellerimde ellerin…
Kan değirmeni gözlerim;
Al yanağını süzer, hazan sarısı saçlarını gezer.
Eşkıya olsam, dağlara çıksam
Kervan kervan güzellere tutulsam
Katar katar yürek çalsam, uslanmam…
Sigaramı mumla yaksam, halıya ümitlerimi akıtsam
Kime ne ki? Can benim, ümit benim, sensizlik benim.
Kan değirmeni gecelerim;
Ayaz, sessiz, sessiz… Kimsesiz.
Çaresi bulunmaz, canım senin!
Kan değirmeni yüreğim;
Seninle sulanır tüm bedenim…

ha oldu ha olacak

Hani kimi gece vardır gaybana, hüznüm kederim bana
Tutuşturmak istersin eteğinden geceyi
Sigaranın kıvılcımıyla
Hani öfke duyarsın,
En leylim gecede kara bulutlar ayın şavkına gölge düşürür,
Küsersin ama ümit edersin
Elinin ucuyla temizlersin bulutları da aya gülümsersin
Ararsın Âdem’i, Havvayı
Bulursun da kimi zaman, insanı kâmil diye düş edersin
Yanılırsın
Acırsın
Nefes almakta zorlanırsın
Tebessüm edersin
“Ben küskünüm feleğe” dersin, güler geçersin
Yok dersin, gonca kötü kokmaz
İçin için acırsın
Göğsünde bir volkan patlar da şemsiye açarsın
Durup durup yalan söylersin
İçin acır her on dakkada bir, gülüp geçersin
Eyyy be insanoğlu yine attın şamarını diye hayıflanırsın
Görmezsin; yüzünde, göğsünde, içinde bir yerde izi kalır
Kendinden bile gizlersin
Ümit etmeye devam edersin
Ha oldu, ha olacak…

Sonraki Sayfa »»